Akdağ; Sağlık Bakanlığı’nın Teşkilat Yapısı Değişikliği ve Gündemi Değerlendirdi Manşet


Sağlık Bakanlığı Teşkilat Yasasının Değiştirilmesi Çalışmaları

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlığının teşkilat yasasının değiştirilmesi ile ilgili çalışmaları Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlık ile birlikte yürüttüklerini belirterek, “Ama bu teşkilat yasası ile daha doğrusu bu husustaki kanun hükmündeki kararname ile ilgili olarak tabii ki Sağlık Bakanlığı ya da Sağlık Bakanı olarak nihai kararı biz veremeyiz” dedi.

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, bakanlığının teşkilat yasasının değiştirilmesi ile ilgili çalışmaları Maliye Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve Başbakanlık ile birlikte yürüttüklerini belirterek, “Ama bu teşkilat yasası ile daha doğrusu bu husustaki kanun hükmündeki kararname ile ilgili olarak tabii ki Sağlık Bakanlığı ya da Sağlık Bakanı olarak nihai kararı biz veremeyiz” dedi. Bakan Akdağ, bu konudaki çalışmayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sunacağını ve görüşlerini alacağını bildirdi.

Akdağ, UNİCEF tarafından Türkiye’deki bebek ölümlerinin azaltılmasındaki katkıları nedeniyle yapılan ödül töreninde, bakanlığının “teşkilat yasasının değiştirilmesi” ile ilgili soruları yanıtladı.

Yeni bir teşkilat yasası yaptıklarını, buna klasik bir bakış açısıyla bakmadıklarını ifade eden Akdağ, bununla ilgili bir taslak hazırlandığını, bunun “gelişmekte olan bir taslak” olduğunu söyledi.

Taslak üzerinden kesin sonuçlar çıkarmanın yanlış olduğunu vurgulayan Akdağ,

“Çünkü sonuçta Maliye, Devlet Personel ve Başbakanlıkla da bazı görüşmeler, toplantılar yaptık. Ama bu teşkilat yasası ile daha doğrusu, bu husustaki kanun hükmündeki kararnameyle ilgili olarak tabii ki Sağlık Bakanlığı ya da Sağlık Bakanı olarak nihai kararı biz veremeyiz. Bu sonuçta hükümetin vereceği bir karar olacaktır” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Akdağ, bu tartışmalar çerçevesinde yapılacak taslağın Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a arz edeceğini ve görüşlerini alacağını da bildirerek,

“Ama söylediğim gibi klasik bir bakış açısıyla yürümüyoruz. Benim öteden beri inandığım bir husus var. Süreklilik arz eden görev pozisyonları verimliliği azaltır. Bu bende genel bir kanaat. Dolayısıyla Sağlık Bakanlığındaki yöneticilik pozisyonlarının gerek bakanlık merkezinde, gerekse taşrada sözleşmelilik süreleriyle sınırlı olması gerektiğine inanıyorum. Bu sözleşmelilik sürelerinde de performans değerlendirmesinin yapılması gerektiğine inanıyorum” dedi.

Bu konularına henüz kesinleşmediğini yineleyen Akdağ, böyle bir tasarıyı hükümetin önüne götüreceklerini, takdirin de hükümete ait olacağını söyledi.

-“YÖNETİCİLERİ İLLA Kİ DEĞİŞTİREYİM TASARISI DEĞİL”-

Akdağ, “Ancak şunu ifade etmem gerekir, biz 9 yıldır iktidardayız. Zaten bugüne kadar çalıştığımız yöneticilerin önemli bir bölümünü biz atadık. 9 yıllık iktidar önemli bir süre. Dolayısıyla bu tasarı ‘yöneticileri illa ki değiştireyim tasarısı’ değildir. Bu bir verimlilik tasarısıdır” diye konuştu.

Sağlık Bakanı Akdağ, hiçbir uluslararası örgütte yöneticilerin sürekli belli bir pozisyonda kalmalarının mümkün olamayacağına işaret ederek, bu pozisyonlarda kalınacak görev süresinin belli olduğunu söyledi.

Bu görevlerde ayrıca performansın da takip edildiğini anlatan Akdağ,

“Türkiye bu tartışmaları yapmalı. Bu tartışmalarla önünü açmalıdır. Verimliliğini artırmalıdır. Yoksa çok partili demokrasiden önceki dönemlerin zihniyeti ile bu ülkeyi biz yönetmeye devam edemeyiz. Böyle tartışmalar ortaya çıkınca sanki çok olmayacak bir şey yapılmış gibi davranılıyor. Halbuki biz dünyanın gidişatının tersine gitmemeliyiz” diye konuştu.

Hiç bir gelişmiş çağdaş ülkede “ömür kaydıyla” yöneticiliğin bulunmadığını vurgulayan Akdağ, bu genel prensip üzerinde hareket ettiklerini bildirdi.

Tasarıda Sağlık Bakanlığının düzenleyici ve denetleyici rolünün de öngörüldüğünü belirten Akdağ, tasarı üzerinde çok çalıştıklarını, hayata geçirilmesini ümit ettiklerini söyledi.

-“İTHAL DOKTOR”-

Tasarının, kamuoyunda “ithal doktor” olarak adlandırılan Türkiye’de yabancı doktor çalıştırılmasını öngörüp öngörmediğinin sorulması üzerine Akdağ, şunları söyledi:

“İsterseniz ‘ithal doktor’ lafını kullanmayalım, insan için bu lafı kullanmayı bugüne kadar hiç doğru bulmadım. Belki bu tasarı ile değil ama tasarının içine de girebilir, mutlaka Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmayan doktorların da Türkiye’de çalışmasının önü açılmalıdır. Neden Türk doktorları dünyanın dört bir tarafında çalışabiliyor da dünyanın başarılı doktorları Türkiye’de çalışamasın? Türk insanına haksızlık değil mi bu?”

Bakan Akdağ, Sağlık Bakanlığına bağlı belirli kurumların kapatılıp kapatılmayacağı sorusu üzerine, taslak çalışması neticelendiğinde bunun kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi.

-TAM GÜN DÜZENLEMESİ-

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Kanun Hükmünde Kararname ile getirilen tam gün düzenlemesinin ardından üniversitelerdeki muayenehanesi olan öğretim üyesi hekimlerin döner sermayeden gelir getirici işlemler yapamamaları nedeniyle muayene ve tetkik isteyememelerinin hastaları mağdur ettiği” iddialarının hatırlatılması üzerine de şunları söyledi:

“Tam Gün Yasası, halkın yararına bir yasadır. Öğretim üyeleri vatandaşa özel muayene ile baktığı, ameliyat ettiği zaman, yani vatandaştan para alarak bu işi yaptığı zaman vatandaş mağdur olmuyor muydu? Asıl vatandaş o zaman mağdur oluyordu ya da muayenehaneye vatandaş gittiği zaman mağdur olmuyor muydu? Bakın çok yeni bir örnekten bahsedeceğim size. Göğsünde ve beyninde tümör olan bir arkadaşımız bize bir bakanımızın tanıdığı olarak bundan üç, dört gün önce müracaat etti. Bir üniversite hastanesinde çalışan değerli bir öğretim üyemiz muayenehanesinde bir operasyon yapma ihtiyacını belirtiyor. Kendisi 10 bin Türk Lirası karşılığında bu işi yapacağını ifade ediyor. Hastanın ameliyatını yapacağı özel hastanenin de 20 bin lira alacağını söylüyor. Bunları benim vicdanım kabul etmez. Biz bunları kabul etmiyoruz. Bir öğretim üyesinin işi ticaret değildir. Öğretim üyesi öğrencilerini yetiştirir, eğitim verir, hocalığını, araştırmalarını yapar, üniversitesinde, fakültesinde, uygulama ve araştırma merkezinde çalışır. Çalışmak istemezse o zaman dışarıda gider özel sektörde çalışır. Türkiye, Türk halkı bunu ziyadesiyle istemektedir. Buna karşı durmak aslında tarihi geriye döndürmeye çabalamaktan ibarettir. Halkın iradesini yaptığımız düzenlemelere yansıtmaya devam edeceğiz. Biz vatandaşımızı korumaya mecburuz. ”

Bakan Akdağ, Birleşmiş Milletler’in “kuş gribi” ile ilgili uyarısının hatırlatılması üzerine de, bu konuda gerekli tedbirleri aldıklarını bildirdi. AA

Etiketler:, , , , , , ,

Yanıtla