<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Medihaber</title>
	<atom:link href="http://www.medihaber.net/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.medihaber.net</link>
	<description>Sağlık Personeli Haber Platformu</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 13:44:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=</generator>
		<item>
		<title>Gebelik ve Doğumda Etik ve Yasal Boyut Kongresi</title>
		<link>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gebelik-ve-dogumda-etik-ve-yasal-boyut-kongresi/</link>
		<comments>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gebelik-ve-dogumda-etik-ve-yasal-boyut-kongresi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 13:44:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Etkinlikler]]></category>
		<category><![CDATA[Boyut]]></category>
		<category><![CDATA[doğumda]]></category>
		<category><![CDATA[Etik]]></category>
		<category><![CDATA[Gebelik]]></category>
		<category><![CDATA[Kongresi]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[yasal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medihaber.net/?p=17366</guid>
		<description><![CDATA[Hastalıkları önlemek, hafifleştirmek veya iyileştirebilmek çabalarının tümü olan tıp, bilim ile sanat arasında özgün bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hastalıkları önlemek, hafifleştirmek veya iyileştirebilmek çabalarının tümü olan tıp, bilim ile sanat arasında özgün bir yer alır. Bu nedenle metodlar, teknikler ve protokoller kadar, ahlaki değerleri merkez alan uyulması ve kaçınılması gereken davranışlar bütününü,  sosyal düzeni sağlayan haklar ile birlikte yürütmek, tıbbın zorunluluğudur.<br />
Bu evrensel gerçeğe duyarlı derneğimiz,  Etik ve Hukuk Subgrubu etkinlikleri çerçevesinde düzenleyeceği bu toplantıda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı’nın, öncelikle Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Yandal çalışanları ve Hukuk Uzmanları’nın değerli bilgilerini sunma, paylaşma ve tartışmalarını önemsemektedir.  Ayrıca sağlık alanında yaşadığımız süreçte suçlanmalar karşısında defansif tıbba yönelen hekimlerin sorunlarının bir nebze de olsa bu vesile ile gündeme gelmesini sağlayacağımızı düşünüyoruz.</p>
<p>28 Nisan 2012 tarihinde Ankara Hilton Hotel’de gerçekleşecek olan Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Gebelik ve Doğumda Etik ve Yasal Boyut Kongresi “ nde sizleri aramızda görmeyi umuyor, değerli katılımlarınızı bekliyoruz. </p>
<p>Türkiye Maternal Fetal Tıp ve Perinatoloji Derneği Yönetim Kurulu adına saygılarımı sunarım.</p>
<p>TMFTP Derneği Etik Hukuk Subgrubu ve Kongre Başkanı<br />
Doç. Dr. İsmail Dölen	</p>
<p>TMFTP Derneği Yönetim Kurulu Başkanı<br />
Doç. Dr. Nuri Danışman</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gebelik-ve-dogumda-etik-ve-yasal-boyut-kongresi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Memur maaş zammı Nisan&#8217;a yetişebilir</title>
		<link>http://www.medihaber.net/2012/02/22/memur-maas-zammi-nisana-yetisebilir/</link>
		<comments>http://www.medihaber.net/2012/02/22/memur-maas-zammi-nisana-yetisebilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:57:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Personel Haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Maaş]]></category>
		<category><![CDATA[Memur]]></category>
		<category><![CDATA[Nisan'a]]></category>
		<category><![CDATA[yetişebilir]]></category>
		<category><![CDATA[Zammı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medihaber.net/?p=17363</guid>
		<description><![CDATA[Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda çalışan 2.5 milyon memuru ilgilendiren memur zamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamuda çalışan 2.5 milyon memuru ilgilendiren memur zamlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  </p>
<p>Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, gündeme ilişkin gelişmeleri NTV&#8217;ye değerlendirdi. Şimşek; memurun zamlı maaşını nisan ayında alabileceğini açıkladı.</p>
<p><strong>MAAŞ ZAMMI NİSAN&#8217;DA OLABİLİR</strong></p>
<p>Memur maaşlarıyla ilgili son durum hakkında konuşan Şimşek, &#8220;Toplu sözleşmeyle ilgili tasarının bütçeden önce bağlanmasını arzulardık. Şu anda Meclis&#8217;te olan bir konu. Bir an önce bunun yasalaşmasını ve memurlara zammı aktarmak istiyoruz. Geçen seneki enflasyon farkını Ocak ayında yansıttık. Zaten bir geriye dönük farkı ödeyeceğiz. Nisan&#8217;a yetişebilir. Müzakereler olacak. Bugünden gün konusunda tarih verme konusunda bir şey söylemek doğru olmaz. Nisan hâlâ mümkün olan bir tarih&#8221; dedi.</p>
<p><strong>İNTİBAKTA YÜK 2.4 MİLYAR LİRA</strong></p>
<p>Maliye Bakanı İntibak Yasası&#8217;yla ilgili şunları söyledi: &#8220;İntibak sorunu bizden önce yaratılmış bir sorun. Başbakan bu yönde geçen yıl çözüm üreteceğine dair söz verdi. Emekli maaş farklılıklarını azaltma yönünde irade ortaya koyduk. Bütçeye etkisi 2.4 milyar lira. Bunun kaynağını çalışacağız, uygulamaya koyacağız.&#8221;</p>
<p>İntibak yasasını inceleyen Meclis alt komisyonu 2000 yılından sonra ölen sigortalıların yakınlarına bağlanan maaşların da yasa kapsamına alınmasını istemişti. Bakan Şimşek bu konuda “Emeklilerimizin sorunuyla ilgili bu sorunun çözümünde yeni unsurlar gündeme gelebilir&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ENFLASYONDA DÜŞÜŞ BEKLENENDEN ÖNCE OLABİLİR</strong><br />
Enflasyonda beklentimiz ilk çeyrekte yükselmeye devam etmesi yönündeydi. Yılın ortasına doğru tek haneli rakamlara inişe geçmesiydi. Bu sürecin erken gelme ihtimali var. Bu liranın durumuyla ilişkili. Lira ciddi anlamda değer kaybedince ithal edilen ürün yoluyla enflasyon dinamikleri olumsuz etkilendi. Vergi artışları etkili oldu. Enflasyonun tekrar düşüş trendine girme ihtimali yüksek. Yıl sonuna doğru MB hedeflerine doğru yönelmesi ihtimali yüksek.</p>
<p>Merkez Bankası&#8217;nın faiz koridorunu daraltmasını yorumlayan Şimşek, &#8220;Türkiye&#8217;ye yönelik endişelerin bir miktar piyasaya yansımasının temelinde Avrupa&#8217;daki gelişmeler vardı. Şimdi MB&#8217;nin eli rahatladı. ABD dünya ekonomisi için çok önemli bir motor. ABD Merkez Bankası 2014 sonuna kadar faizleri artırmayacağını söyledi. Euro Bölgesi&#8217;nde ciddi sıkıntılar vardı. Yunanistan&#8217;ın sorunu da şu an itibariyle kontrol altına alındı. Geçen yılın ikinci yarısında bozulan beklentiler yerini nispeten bir iyimserliğe bırakıyor. MB&#8217;nin tutumunu da bu açıdan değerlendirmek lazım&#8221; dedi.</p>
<p>Riskin azaldığını belirten Şimşek, &#8220;ABD&#8217;den gelen veriler cesaret verici. Euro Bölgesi ve diğer gelişmiş ülkeler için makroekonomik sorunlar duruyor. Onların çözümü zaman alacak ve buna ilişkin endişeler var. Piyasalar için kısa vade önemli. Kısa vadede iyimserlik var. Risk iştahı ciddi bir şekilde artmış durumda&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>CARİ AÇIK DARALIYOR</strong><br />
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirme yapan Şimşek şunları kaydetti: &#8220;Cari açık Türkiye&#8217;nin temel yapısal makroekonomik problemi. Bir gecelik yaklaşımlarla bunu çözemeyiz. Cari açık geçen sene kısmen yapısal, kısmen konjonktürel faktörlerle arttı. Türkiye&#8217;de iç talep inanılmaz güçlü. Tüm bu faktörler yüzde 10&#8242;luk cari açığı getirdi. Türkiye bunalıma girmeden bu süreci yönetti. Şu anda cari açıkta bir daralma trendindeyiz. Orta-uzun vadeli çözümler esastır. Teşvik programı, enerjide atılan adımlar, insana yapılan yatırım, markalaşma konusu&#8230; Türkiye aslında doğru yolda ama bu sorunun köklü çözümü zaman alacak.</p>
<p><strong>İLAVE TEDBİRE GEREK YOK</strong><br />
Gelişmiş ülkelerde ciddi sıkıntılar var. 10 yıla damgasını vuracak en önemli trend büyümenin nispeten düşük seyretmesidir. Türkiye gibi ülkeler ise inanılmaz dinamizm içindeler. Geçenlerde Körfez&#8217;deydim. Türkiye gibi geleceği parlak ülkeleri nasıl göz ardı ediyorsunuz? Körfez&#8217;de büyük potansiyel var. Türkiye çok farklı noktada. Önümüzdeki 10 yıl içinde Körfez&#8217;de yaratılan fon fazlası 5 trilyon doları bulacak. Türkiye&#8217;nin avantajlı noktada olduğunu düşünüyorum. Ben o konuda ümitliyim.&#8221; Maliye Bakanı Şimşek, bu yıl ekonomide ilave tedbire gerek kalmayacağını belirtti.</p>
<p>Şimşek, kira beyannamesiyle ilgili mektup gönderilmesi hakkında bilgi verdi. Şimşek, &#8220;Vatandaşların mükellefiyetlerini zamanında yerine getirmeleri için uyarıda bulunuyoruz. Gerek motorlu taşıtlar, gerek kira olsun işi kolaylaştıralım ki ne biz ceza keselim, ne de kendileri sıkıntıya düşsünler&#8221; dedi.</p>
<p><strong>KDV&#8217;DE AVRUPA&#8217;DA EN DÜŞÜK 3. ÜLKEYİZ</strong><br />
Şimşek KDV indirimleriyle ilgili bir soruyu &#8220;Attığımız adımlar belli amaçları olan adımlardır. İlacı paket olarak ithal ederseniz yüzde 8, Türkiye&#8217;de üretseydiniz yüzde 18&#8242;di. Yerli üretimi destekleyelim istedik, gereğini yaptık. Leasingde sıkıntı vardı, onu da yüzde 1&#8242;e indirdik. AB&#8217;de son yıllarda ortalama KDV oranı yüzde 20&#8242;lere gidiyor, Türkiye&#8217;de ise yüzde 14.4&#8242;e geriledi. KDV oranı yüzde 18&#8242;i bile esas alsanız AB&#8217;deki en düşük üçüncü ülkeyiz&#8221; şeklinde yanıtladı.</p>
<p>Cari açığın temelinde tasarruf açığı olduğuna dikkat çeken Şimşek, &#8220;Birçok konuda şu an çalışma var. Teşvik sistemi var, tasarruf boyutu var. Fon yöneticilerinin İstanbul&#8217;a taşınmasını sağlayacak düzenleme var. O çalışmaya için detaylar henüz gelmedi&#8221; dedi.</p>
<p><strong>ÖZELLEŞTİRMEDE İKİ YILDIR HEDEFİ TUTTURAMADIK</strong><br />
Maliye Bakanı, özelleştirme programıyla ilgili olarak &#8220;Son bir-iki yıldır para tahsil etmede sıkıntı yaşadık. Bu yıl 10 milyar lira civarında beklentimiz var. Gerçekleşebilir gibi görünüyor. Firmalar taahhüt ettikleri miktarı ödeyebilirse hedefe ulaşılır&#8221; diye konuştu.</p>
<p><strong>&#8216;KİK&#8217;TE YANLIŞA GÖZ YUMMAYIZ&#8217;</strong><br />
Kamu İhale Kurumu&#8217;ndaki yolsuzluk operasyonunu değerlendiren Şimşek, &#8220;Yargıya intikal etmiş bir konu. Herhangi bir kurumda yanlış yapanlar olabilir. Hükümet olarak yanlışa göz yumamayız. Hata yapanlar varsa barındırılmaması için ne gerekiyorsa yapılacaktır&#8221; dedi.  NTV</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medihaber.net/2012/02/22/memur-maas-zammi-nisana-yetisebilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eczacı Odaklı Haberde Yargısız İnfaz Yapılmıştır</title>
		<link>http://www.medihaber.net/2012/02/22/eczaci-odakli-haberde-yargisiz-infaz-yapilmistir/</link>
		<comments>http://www.medihaber.net/2012/02/22/eczaci-odakli-haberde-yargisiz-infaz-yapilmistir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:46:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dernek ve Odalar]]></category>
		<category><![CDATA[Eczacı]]></category>
		<category><![CDATA[Haberde..!]]></category>
		<category><![CDATA[İnfaz]]></category>
		<category><![CDATA[odaklı]]></category>
		<category><![CDATA[Yapılmıştır]]></category>
		<category><![CDATA[Yargısız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medihaber.net/?p=17361</guid>
		<description><![CDATA[20.02.2012 tarihli bir ulusal gazetede “Eşdeğer İlaçta Fark Ödemeyin” başlığıyla yer alan haberde “Devletin eşdeğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>20.02.2012 tarihli bir ulusal gazetede “Eşdeğer İlaçta Fark Ödemeyin” başlığıyla yer alan haberde “Devletin eşdeğer ilaç grubundaki en ucuz ilaç bedelini ödemesi nedeniyle eczacılar vatandaşa en pahalı ilacı satıyor” ifadesi kullanılmış, açıkça örgütümüz ve meslektaşlarımız hedef alınmıştır. </p>
<p>Bizleri fazlasıyla rahatsız eden haberin içeriğine bakıldığında tamamen “istisnai”, doğruluğu kanıtlanmamış ve içinde yanlış bilgiler barındıran bir durum, kesin ve genel bir durummuş gibi yansıtılmaya çalışılmıştır. Bu nedenle, temsil ettiğimiz 30.000 eczacıyı töhmet altında bırakan söz konusu iddialara yönelik olarak bu açıklamayı yapmayı uygun gördük.</p>
<p>Öncelikle şunu çok açık bir biçimde ifade etmeliyiz ki; biz eczacılar, mesleğimizin temeli olan “sağlık” temasını menfaatimiz için kullanarak halkımızı tehlikeye atacak, sağlık hakkını, ilaca kolay erişim hakkını yok edecek adımlar atmadık, atmayız da. Bizler yaygın ve sürekli bir biçimde ilaç ve eczacılık hizmeti sunan bir mesleğin mensuplarıyız. Türkiye’de hemen her beldeye, köye; en ücra köşeye hizmet götüren belki de tek meslek grubuyuz. Haberde sergilenen yaklaşım, gerçeği yansıtmadığı gibi tüm bu eczacılık hizmetleri münferit bir olaya dayandırılarak adeta yargısız infaz yapılmaktadır.</p>
<p><strong>ECZACI EŞDEĞER İLAÇ VERME HAKKINA SAHİPTİR</strong></p>
<p>Meslektaşlarımız, Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan Genelgede de belirtildiği üzere, eşdeğer ilaç verme hakkına sahiptir. Eczacılarımız, Akılcı İlaç Kullanımı uygulamaları çerçevesinde, hastalarımızın tedavisinin en iyi şekilde gerçekleşmesini sağlamak üzere, mevzuata ve sağlık haklarının korunmasına uygun biçimde hizmet vermektedir. Haberde bahsi geçen olayın, reçetede yazılı ilacın eczanesinde bulunmaması nedeniyle, yerine eşdeğerini vermesi ile ilgili olduğu şeklinde değerlendiriyoruz.</p>
<p>Değerli Basın Mensupları;</p>
<p>Kendinden ve meslektaşlarından son derece emin bir örgüt olarak, habere konu olan meslektaşımızla ilgili olarak araştırma yapılması, eğer böyle bir durum var ise gerekli yasal işlemin başlatılabilmesi için söz konusu olayı gerçekleştirdiği iddia edilen eczacımızın ya da eczanesinin adının tarafımıza bir an önce bildirilmesini haberi yapan kişiden talep ettik. Bu bilgilerin, konuyla ilgili gerçeklerin aydınlatılması ve oluşan yanlış anlaşılmaların düzeltilebilmesi için büyük yarar sağlayacağını umut ediyoruz.</p>
<p>Basına ve kamuoyuna saygıyla duyurulur.</p>
<p>TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ MERKEZ HEYETİ</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medihaber.net/2012/02/22/eczaci-odakli-haberde-yargisiz-infaz-yapilmistir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uyku Apnesi</title>
		<link>http://www.medihaber.net/2012/02/22/uyku-apnesi/</link>
		<comments>http://www.medihaber.net/2012/02/22/uyku-apnesi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:34:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Apnesi]]></category>
		<category><![CDATA[Uyku]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medihaber.net/?p=17359</guid>
		<description><![CDATA[Uykuda solunumun her hangi bir nedenle 5–10 saniyeden daha fazla durmasına “Uyku Apnesi” denilmektedir. Gece [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Uykuda solunumun her hangi bir nedenle 5–10 saniyeden daha fazla durmasına “Uyku Apnesi” denilmektedir.</p>
<p> Gece boyunca apnelerin ataklar şeklinde devam etmesi saatte ortalama 5 defadan daha fazla tekrarlaması anormal olarak değerlendirilir.</p>
<p>Nöroloji Uzmanı Hülya Altıntaş ciddi hastalıklara hatta ölümlere neden olabilen uyku apnesini ve tedavi yöntemlerini anlatıyor.<br />
Uyku süresince meydana gelen apne sayısı arttıkça, vücudun daha çok süre oksijensiz kalmasına neden olur.  Bu durum tüm organlarda, özellikle yaşam için önemli olan beyin, kalp ve kan dolaşımı sisteminde önemli hasarlara yol açar.<br />
Uykudan dinlenmemiş, yorgun kalkma ve bunlara bağlı olarak baş ağrısı, sinirlilik, kişilik değişikliği, huysuzluk, çabuk yorulma, genel isteksizlik hali ortaya çıkar. Gündüz aşırı uyku eğilimi, hastalığın şiddeti ile doğru orantılı olarak artar.<br />
Cinsel sorunlara da neden olabiliyor.<br />
Uyku apne sendromu başta olmak üzere bazı uyku hastalıkları erkeklerde ve kadınlarda cinsel istek azalmasına neden olmaktadır. Horlama ve uyku apne hastalarının bir kısmı hekime cinsel yetersizlik sorununu araştırırken ulaşırlar. Uyku apne sendromu tanı ve tedavisini takiben de cinsel sorunları çoğunlukla ek bir tedavi gerekmeksizin kendiliğinden düzelir. </p>
<p><strong>Uyku Apne sendromunun neden olabileceği hastalıklar;</strong></p>
<p>* Uykuda ani ölüm<br />
* Beyin damar tıkanıklıkları ve inme<br />
* Uykuda kalp krizi ve kalp damar hastalıkları<br />
* Kalp yetersizliği<br />
* Hipertansiyon<br />
* Kalp ritim bozukluğu<br />
* Kalpten akciğere giden damarın hipertansiyonu (pulmoner hipertansiyon)<br />
* Şeker hastalığı<br />
* Akciğerde bronş hassasiyeti artışı ve astım<br />
* Reflü<br />
* Cinsel istekte azalma ve iktidarsızlık </p>
<p><strong>Genellikle hasta durumdan haberdar değildir ve en belirgin bulgu horlamadır</strong>.<br />
Solunum problemleri uykuda oluştuğu için hastanın kendisi durumdan haberdar değildir. Durumu genellikle hastanın eşi veya yakınları fark eder. En belirgin bulgu horlamadır. Hastaların hemen tamamı çok şiddetli biçimde horlarlar. Hasta düzenli şekilde horlarken aniden sesi kesilir. Hastanın yakınları, önce bu durumun farkına varırlar. Bir noktadan sonra hasta öncekinden daha şiddetli bir ses çıkararak, tekrar solumaya başlar. Bu esnada hastanın hatırlayamayacağı kısa bir uyanıklık olur.(bu uyanıklık elektrofizyolojik düzeyde olup ancak uyku laboratuarında beyinden alınan kayıtlardan anlaşılır)<br />
Uyku devam ettiğinde, bir kısır döngü halinde gece boyunca uyku-solunumun durması-tekrar başlaması-kısa uyanıklık-uykuya dalma şeklinde onlarca hatta yüzlerce kez yinelenerek devam eder. Solunum durmalarının uzun sürmesi bazen hasta yakınlarını telaşlandırarak onu uyandırmaya zorlar. Çok ileri hastalık halinde bazen hasta boğulma hissiyle uyanabilir.<br />
Hastalığın en belirgin bulgusu gündüz aşırı uykululuk halidir.<br />
Hastalığın ilk ve en belirgin bulgusu gündüz aşırı uykululuk halidir. Hastanın, gece boyu sık olarak tekrarlanan solunum durmaları yüzünden, çok sayıda kısa uyanıklıklarla bölünmüş ve bir türlü derinleşemeyen, dolayısıyla dinlendirici olmayan kalitesiz bir uykusu vardır. Hasta hatırlamadığından ve gece olup bitenlerden habersiz olduğundan, deliksiz uyuduğunu sanır. Ancak durum böyle değildir.<br />
Şiddetli horlamayla birlikte sabah yorgun uyanma, gündüz aşırı uykululuk hali, en dikkat çekici ve önemli bulgudur. </p>
<p><strong>Bu belirtilerden bir ya da birkaçı varsa mutlaka bir uyku kliniğine başvurulmalıdır;</strong></p>
<p>* Sabah şiddetli ağız kuruluğu ile uyanma<br />
* Sabah yorgunluğu ve baş ağrıları<br />
* Eskiye oranla daha sinirli ve daha tahammülsüz olma<br />
* Anksiyete<br />
* Konsantrasyonu sürdürmede güçlük<br />
* Çocuklarda okul başarısının düşmesi<br />
* Unutkanlık<br />
* Eskiden olmadığı halde gece bir veya daha fazla kez tuvalete kalkma<br />
* Yine eskiye oranla belirginleşen ve iklim şartlarıyla açıklanamayan gece terlemeler<br />
* Cinsel istekte azalma, (erkekte) iktidarsızlık.</p>
<p>Kesin tanı için, hastanın uyku laboratuarında Polisomnografi denilen tüm gece uyku incelemesinin yapılması gerekir.<br />
Hastanın uyumadan önce takacağı CPAP adı verilen maske tedavi seçenekleri arasında ilk sırada ilk sırada yer alıyor.<br />
CPAP aleti, bu maskeye hava gelmesini sağlayan hortum ve devamlı pozitif basınç üreten bir tür hava kompresöründen oluşur.<br />
CPAP aleti, ağız içinde sürekli bir pozitif basınç yaratıp dokuların gevşemesini ve hava yolunu daraltmasını engelleyerek etkisini gösterir. Uyku apnesi hastalarının %70’i bu tedaviye uyum sağlamakta ve aletlerini düzenli kullanmaktadır. CPAP tedavisi,  düzenli kullanıldığı sürece bugün için en etkili tedavi yöntemidir.<br />
Kilo verme ve cerrahi yöntemler de tedavi seçenekleri arasındadır.<br />
Kilo vermenin yanı sıra bazı hafif olgularda, alt çenenin biraz öne çekilerek solunumun rahatlamasını sağlayan ağız içi apereyler kullanılması da yararlı olmaktadır.<br />
Küçük dil ve yumuşak damak başta olmak üzere üst solunum yolundaki yumuşak dokuların fazlalıklarını azaltma ve dokuları gerginleştirme amacına yönelik yapılan ameliyatlar da diğer bir tedavi yöntemidir.(habertürk)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medihaber.net/2012/02/22/uyku-apnesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gelecek yabancı sağlıkçılar ajan ve misyonerlik yaparsa</title>
		<link>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gelecek-yabanci-saglikcilar-ajan-ve-misyonerlik-yaparsa/</link>
		<comments>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gelecek-yabanci-saglikcilar-ajan-ve-misyonerlik-yaparsa/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 12:31:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Editör</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Sendika]]></category>
		<category><![CDATA["yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[Ajan']]></category>
		<category><![CDATA[Gelecek]]></category>
		<category><![CDATA[misyonerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sağlıkçılar]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[yaparsa!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.medihaber.net/?p=17357</guid>
		<description><![CDATA[Yabancı doktor ve hemşire çalıştırılması ile ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle tepkiler gelmeye başladı. En ilginç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yabancı doktor ve hemşire çalıştırılması ile ilgili yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle tepkiler gelmeye başladı. </p>
<p>En ilginç eleştiri ise Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci&#8217;den geldi. Kahveci, &#8220;Bunların ajan ve misyonerlik faaliyet için gelmeyeceğinin garantisini kim verebilecek?&#8221; dedi.</p>
<p>Türkiye&#8217;de yabancı doktor ve hemşire çalışması için gerekli yasal düzenleme yayınlanan yönetmelikle tamamlandı.<br />
Hastanelerde yabancı doktor ve hemşirelerin çalışmaya başlayacak olmasına tepki gösteren Türk Sağlık-Sen Başkanı Kahveci, ajan tartışması başlattı.</p>
<p> Yabancı doktor ve hemşirelerin Türkiye&#8217;ye gelmesinin yeni bir sorunu da gündeme getireceğini dile getiren Kahveci, &#8220;Türkiye&#8217;ye gelen yabancı doktor ve hemşirelerin kontrolü nasıl yapılacaktır? Bunların ajan ve misyonerlik faaliyet için gelmeyeceğinin garantisini kim verebilecek? </p>
<p>Bu insanların da bu amaçlar için gelmeyeceği ne malum? Bunu tespit edemezler, Türkiye&#8217;de yarın doktor adı altında bir sürü bu tür insanlar gelir.&#8221; iddiasında bulundu.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.medihaber.net/2012/02/22/gelecek-yabanci-saglikcilar-ajan-ve-misyonerlik-yaparsa/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

