Memur-Sen: Ankara’da Konukevi İnşaatında Sona Yaklaştık

Memur Sen Başkanı Ali YALÇIN, Ankara’da inşşatı süren konukevinde son aşamaya geldiklerini belirterek “Konukevimiz 1 Ay İçinde Hazır İnşallah Konukevi inşaatımızda kontrollerde bulunduk.

Memur-Sen üyelerimizin Ankara’da gönül ferahlığı içerisinde kalacakları,sendikalarımızın misafirlerine ilişkin konaklama ihtiyaçlarının giderileceği Konukevi inşaatımızda sona yaklaştık” dedi.

Kamu-Sen: Türk’ün iradesini, kararlılığını ve gücünü bir kere daha göstereceğiz

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, Ordumuzun Fırat’ın Doğusuna düzenleyeceği Barış Pınarı Harekatına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kahveci, Konfederasyonumuzun varlığıyla ve dualarıyla Mehmetçiğimizin yanında olduğunu vurguladığı açıklamasında şunları söyledi:

“Devletimizin bekası, milletimizin huzur ve güvenliği için, yanı başımızda belli odaklarca desteklenerek büyütülen ve askeri bir güç haline getirilmek istenilen terör örgütünün bertaraf edilmesi maksadıyla Türk Ordusu’nun Fırat’ın Doğusuna başlatmayı planladığı Barış Pınarı Harekatının hayırlı olmasını dileriz. 

Bu harekatla inşallah; bölgenin huzur ve güvenliğini sağlayacak, yıllardır türlü vahşetlere tabi tutulan bölge halkının kurtuluşuna vesile olacak, barış ve adaletin hâkim kılınmasına katkıda bulunacağız. Bununla birlikte Türk milletinin ve Devletinin bölgedeki varlığına kast eden terör örgütlerine ve on binlerce kilometre öteden gelerek yaşamakta olduğumuz topraklarımıza fiili müdahalede bulunup, kendince yeni bir düzen kurmak, Türk milletine ayar vermek, hesap sormak ve bedel ödetmek gibi bir gaflete kapılan sözüm ona büyük devletlere Türk’ün iradesini, kararlılığını ve gücünü bir kere daha göstereceğiz. 

Sınırlarımız ötesinden ülkemizin güvenliğini, varlığını ve üniter yapısını tehdit eden teröristlerin kökü kazınıncaya dek bu mücadele sürecektir.  Türk Ordusu, hem sınırlarımız içinde yaşayan milyonların bekası hem evlerinden yurtlarından koparılarak dünyanın dört bir yanına savrulmuş aileler için hem de Suriye’deki milyonları yeniden barışla buluşturmak üzere bu harekatları gerçekleştirmektedir. 

Türkiye Kamu-Sen bütün varlığıyla ve dualarıyla Mehmetçiğin yanındadır. Yüce Rabbimiz’den dileğimiz, hiçbir Mehmetçiğimizin burnu dahi kanamadan, ayaklarına taş değmeden bölgemizi kan gölüne çeviren, insanları evlerinden yurtlarından eden zalimler karşısında Türk askerini daima muzaffer kılması yönündedir. Allah muvaffak eylesin. 

Sağlık-Sen Başkanı Durmuş: Aldatmamak bizim en önemli değerimiz

Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, adaleti ve istişareyi önemseyerek sorunları üzerine gittiklerini vurgulayarak, “Sağlık çalışanlarının hakları tam ve eksiksiz olarak ödenmelidir. Adil ve adaletli bir döner sermaye sisteminin hayata geçirilmesini sağlamak temel önceliğimizdir.” dedi.

Sağlık-Sen İstanbul 1 No’lu Şube’nin düzenlediği İl Divan Toplantısı’nda konuşan Genel Başkan Semih Durmuş, sağlık çalışanlarının sorunları ve gündeme dair açıklamalarda bulundu.

“ADALETİ VE İSTİŞAREYİ EN ÖNEMLİ DEĞER OLARAK GÖRÜYORUZ”

Adaleti ve istişareyi en önemli değer olarak gördüklerini dile getiren Semih Durmuş, “Hak mücadelesini verirken adaleti teklif edecek ve adaletli olanı talep edeceğiz. Bu nedenle ilk talebimiz döner sermayedeki adaletsizliğin ortadan kaldırılması olmuştur. Allah adaletle hükmetmeyi emrediyor. Aldatmamak bizim en önemli değerimizdir.Bizi aldatan bizden değildir diye buyuruyor Sevgili Peygamberimiz. İstişare bizim en önemli değerimizdir.” ifadelerini kullandı.

“DÖNER SERMAYE ADALETSİZLİĞİ SON BULMALI”

Sağlık çalışanlarının sorunlarını çözmek için yoğun çaba sarf ettiklerini ifade eden Durmuş, “Sağlık çalışanlarının hakları tam ve eksiksiz olarak ödenmelidir. Döner sermaye adaletsizliğinin son bulması gerekiyor. Adil ve adaletli bir döner sermaye sisteminin hayata geçirilmesini sağlamak temel önceliğimizdir.” dedi.

“TÜRKİYE YAŞADIĞI TÜM SORUNLARIN ÜSTESİNDEN GELECEK”

Türkiye’nin gündemi ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Durmuş, “Türkiye’nin güçlü olduğunun göstergesi, aynı anda birçok sorunla uğraşabiliyor olmasıdır. Şuna emin olun Türkiye şuanda yaşamış olduğu tüm sorunların üstesinden gelecek. Doğu Akdeniz de petrol ve doğal gaz rezervinin %30 unu burası barındırıyor. S 400’İerin alımı ABD’nin ve Avrupa’nın tüm itirazına ve karşı çıkmalarına rağmen gerçekleştirildi. ABD yapımı F 35 savaş uçağı, burada S 400’lere karşılık koz olarak kullanıldı ama Türkiye meselesinden vazgeçmedi.” diye konuştu.

CANER: GECE GÜNDÜZ DEMEDEN ÇALIŞIYORUZ

Sağlık-Sen İstanbul 1 No’lu Şube Başkanı Zafer Caner, İstanbul’da sağlık çalışanlarının dertleri ile dertlendiklerini belirterek, “Biz sağlık çalışanlarının alın terinin hakkın savunuyoruz. Sağlık çalışanlarının birçok sorunu var. Bu sorunların çözümü için gece gündüz demeden çalışıyoruz.” dedi.

Toplantıya ayrıca Sağlık-Sen Genel Sekreter Durali Baki, Genel Başkan Yardımcıları Mahmut Faruk Doğan, Şemsettin Karadoğan, Yusuf Dural ve Abdülaziz Aslan, İstanbul 2 No’lu Şube Başkanı Cesur Öztürk, İstanbul Üniversite Şube Başkanı İsmail Çor, Sakarya Şube Başkanı Abdullah Sönmez ve Tekirdağ Şube Başkanımız Hamza Öksüz de katıldı.

Memur ve Emeklilere Yapılan Zamlar Gerçekle Bağdaşmamaktadır

Konuyla ilgili açıklama yapan Genel Başkan Önder Kahveci, dar ve sabit gelirlinin zorunlu harcama kalemlerinde yaşanan artışa dikkat çekti.

Türkiye Kamu-Sen Araştırma Geliştirme Merkezi’nin yapmış olduğu 2019 Eylül ayına ait asgari geçim endeksi sonuçları açıklanmıştır. 

Türkiye İstatistik Kurumu’ndan alınan Eylül 2019 fiyatlarına göre yapılan araştırmada çalışan tek kişinin yoksulluk sınırı 3.329,52 TL olarak hesaplanmıştır. 

Dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddi ise 6.780,06 Lira olarak belirlenmiştir. 

Sonuçlar, dört kişilik bir ailenin asgari geçim haddinin bir önceki aya göre %0,92 oranında arttığını göstermektedir. Çalışan tek kişinin açlık sınırı ise bir önceki aya göre %1,63 oranında artmış ve 2.582,01 Lira olarak hesaplanmıştır. 

Türkiye’de 4 kişilik bir ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı ise 2019 yılı eylül ayında 2.480,70 Lira olarak tahmin edilmiştir.

Yapılan araştırmada, 4 kişilik bir ailenin sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı bir biçimde beslenebilmesi için gerekli harcamanın Eylül 2019 verilerine göre günlük 49,881 Lira olduğu belirlenmiştir.

Ailenin aylık gıda harcaması toplamı ise 1.496,43 TL olmuştur. Eylül 2019 itibari ile ortalama 4.014,14 TL ücret alan bir memurun ailesi için yaptığı gıda harcaması, maaşının %37,28’ini oluşturmuştur. 

Türkiye İstatistik Kurumu verilerinde 984,27 olarak belirlenen kira gideri ise Eylül 2019 ortalama maaşının %24,52’sine denk gelmiştir. Buna göre bir memur, ortalama maaşının %61,8’ini yalnızca gıda ve barınma harcamalarına ayırmak zorunda kalmıştır. Diğer ihtiyaçlarını karşılamak için ise maaşının %38,2’si kalmıştır. 

GENEL BAŞKAN: VATANDAŞIN ENFLASYONU DÜŞMÜYOR

Konuyla ilgili açıklama yapan Genel Başkan Önder Kahveci, dar ve sabit gelirlinin zorunlu harcama kalemlerinde yaşanan artışa dikkat çekerek şunları söyledi:

“Enflasyonun düştüğü ifade edilmesine rağmen, harcamalardaki fiyat artışı yükselmeye devam etmektedir. Dolaysıyla düştüğü iddia edilen enflasyonun vatandaşın cebine yansımadığı görülmektedir. Son bir ay içerisinde vatandaşın bütçesi 61 TL daha açık verdi. Ortalama memur maaşıyla kıyaslandığında bir memurun zorunlu harcamalarını karşılayıp ailesini geçindirebilmesi için 2766 TL daha ihtiyaç duymaktadır. 

Kış ayları da yaklaşırken, doğalgaza, elektriğe, benzine, köprü otoyol gibi birçok kaleme yapılan zamlar %20’nin üzerindeyken, memur ve emeklilere %4’ler 5’ler dolaylarında yapılan zamlar gerçeklerle bağdaşmamakta adalette örtüşmemektedir. Hal böyleyken önümüzde çok önemli gördüğümüz bütçe süreci bulunmaktadır. Piyasaların hareketlenmesi için düşük faizli kredi imkanları sunulmaktadır, ancak bu kredileri dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızın memur ve emeklilerimizin kullanma imkanı bulunmaktadır. Zaten gelirleri zorunlu harcamalarının karşılamaya dahi yetmemektedir. İfade edilen ekonomik iyileşmenin toplumun bütün kesimlerine yansıması, piyasa çarklarının dönmesi için memur ve emeklilerimizin maaşlarında bir iyileştirme yapılması zaruri görülmektedir. Beklentimiz bu bütçe kanunu çalışmaları esnasında memur ve emeklilere ayrılan payın artırılarak sorunların çözülmesi yönündedir.”   

Semih Durmuş: Adil ve adaletli bir döner sermaye sistemi hayata geçirilmeli

Sağlık Sen İstanbul 1 Nolu Şubesi tarafından düzenlenen İl Divan Toplantısına katılan Başkan Semih DURMUŞ açıklamalarda bulundu. Sağlık çalışanlarının hakları tam ve eksiksiz olarak ödenmesi gerektiğini belirten Durmuş “Adil ve adaletli bir döner sermaye sisteminin hayata geçirilmesini sağlamak temel önceliğimizdir” dedi.

Memur-Sen Bölge Eğitim Toplantılarına Başladı

Memur-Sen bölge eğitim toplantılarının ilkini İzmir’de gerçekleştirdi. İzmir, Muğla, Manisa, Aydın bölgelerinden katılımın sağlandığı toplantıda konuşma yapan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın;

“Bismillah..15 Bölge’de, 81 İl’den 10.000 aşan teşkilat yöneticilerimiz ve lider kadromuzla ile birlikte gerçekleştireceğimiz Bölge Eğitim Toplantılarımızın ilkine İzmir’den başlattık.1.Bölge Eğitim Toplantımıza; İzmir,Muğla,Manisa,Aydın teşkilatlarımız katılıyor.Şube Yönetimlerimiz,İlçe Yönetimlerimiz,Şube Kadın Komisyonumuz,Disiplin Kurulu Üyelerimiz,Denetleme Kurulu Üyelerimiz olmak üzere tüm yönetim kademelerimiz Bölge Eğitim Toplantıları ile bir araya geliyor.Gayretimiz:Özelde Üyemiz,Genelde Ülkemiz,Evrensel manada Yerküremizdir” dedi.

Sağlık-Sen: Başkanlarımıza yüzde 85 zam yapmadık

Sendikamızı karalama maksadıyla, çeşitli medya organlarında ve sosyal medyada ortaya atılan iddialarla ilgili olarak aşağıdaki açıklamanın yapılmasına gerek duyulmuştur: 
“Öncelikle belirtmek isteriz ki gündeme getirilen iddiaların tamamı; sendikamızı, yöneticilerimizi ve teşkilat mensuplarımızı karalama amaçlı, maksatlı ve yalan haberlerdir. 
Haberlere ve yorumlara konu olan iddialar, her hangi bir belgeye dayanmayan, birilerinin masa başında düzmece verilerle hazırlayıp servis ettiği soyut iddialardır. 
O nedenle de hiç biri gerçek değildir. 
Gerek Sayın Genel Başkanımızın gerekse şube başkanlarımızın maaşlarına atfen yazılan rakamların hiçbiri doğru değildir.  Dolayısıyla yüzde 85 zam yapma gibi bir durum asla ve kata doğru değildir. Maaşlar, haberde konu edilen rakamların çok çok altındadır. 
‘Yeni lüks araç alındı’ iddiaları da aynı şekilde asılsızdır. Alınan araçlar ikinci eldir. 
Gerçekler bunlardan ibaret olmasına rağmen, iftiraların arkasında yatan nedenleri ve kimler tarafından dillendirildiğini çok iyi biliyoruz. 
Amaçları, sendikamızı ve yöneticilerimizi gerek kamuoyunun gerekse teşkilat mensuplarımızın gözünde karalamak, yıpratmak ve itibarsızlaştırmaktır.
Sendikamızda, Mart ayında yapılan kongreyle yeni bir dönem başlamıştır. 
Seçilen yeni yönetim olarak, o günden bugüne, dedikodu nevinden yapılan tezviratları, birilerinin küçük hesapları diyerek ciddiye almadık, hep toleranslı davrandık. 
Yeni yönetim olarak enerjimizi, tüm sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının sorunlarının çözümüne adadık. 
Bu amaçla oturduğumuz Toplu Sözleşme Masası’nda, sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarını memnun edecek taleplerimizin karşılık bulmaması üzerine Sağlık-Sen ve Memur-Sen olarak sunulan önerilere imza atmadık. 
Bunun yanında kararlı mücadelemizi her alanda sürdürdük ve altı ay gibi kısa bir zaman içinde, sahada ter akıtan sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yüzünü güldüren çok önemli kazanımlara imza attık.
Bunlar; 
–    Acile hizmet veren röntgen ve laboratuvar çalışanlarına yüzde 50 artırımlı nöbet ücreti ödenmesi
–    Sağlık Bakanlığı’nda 4+2 “süreli sözleşmeli” kapsamında çalışanların, zorunlu hizmet sürelerinin 3+1’e indirilmesi 
–    Eş durumu başvurusu kabul edilmesine rağmen yerleşemeyen 4/B ve 45/A’lı sağlık çalışanlarının boş pozisyonlara kurasız yerleşme hakkı sağlanması 
–     Üniversite hastanelerinde çalışmakta olup da eşleri mecburi atamaya tabi olanların,  eş durumu nedeniyle kurumlar arası geçişlerinin önündeki kadro sınırlamasının kaldırılması 
Sağlık-Sen ailesi olarak, bundan sonra da sorunların çözümünün paydaşı olmaya ve mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz.  
Üzüntümüz, bu süreçte, birilerinin istemeyerek de olsa art niyetli kimselerin oyununa alet olmasıdır. 
Meşru sınırlar içinde sendikal mücadele ve sendikal eleştiriye sonuna kadar açığız. Ancak yalanla, iftirayla, karalamayla sendikal mücadeleyi itibarsızlaştırmak ve sendikal rekabeti kirletmek isteyenlere de fırsat vermeyeceğiz. 
Elbette bu iftiraların sahiplerine ve bunlara alet olup yaygınlaştıranlara da mahkemelerde hesap soracağız.  
Kamuoyuna saygılarımızla duyururuz.”

SAĞLIK-SEN GENEL MERKEZ YÖNETİM KURULU

TÜİK Cebimize Yansıyan Zamları Ölçmüyor

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder KAHVECİ, TÜİK tarafından açıklanan enflasyon oranının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Önder KAHVECİ yaptığı açıklamada;

TÜİK Eylül ayı enflasyon verilerini açıkladı.Eylül’de aylık enflasyon %0,99 olmuş, yıllık ise %9,26 olarak belirlenmiş. Geçtiğimiz gün elektriğe %15 zam gelmişti. Doğalgaz yıllık %54 zamlanmıştı. Görülüyor ki, bu enflasyon cebimize yansıyan zamları ölçmüyor.

Çarşı, pazar yangın yerine dönmüş, mağazalar birer birer kepenk indirirken, vatandaşlar kazancı ile ay sonunu bile getiremezken enflasyonun %10’un altına düştüğünü kim hissetmektedir?

Memurun,emeklinin kısacası vatandaşın cebine yansımayan iyileşme yalnızca kağıt üzerinde kalacaktır. Ekonomideki düzelmeyi, enflasyondaki düşüşü memur ve emeklilerimizin de hissedeceği adımlar bekliyor, yeni yasama yılında TBMM’den bir memur paketi talebimizi yineliyoruz.

dedi.

Sağlık Çalışanlarının Kaybı 180 Bin Lira

Sağlık-Sen Genel Başkanı Semih Durmuş, döner sermaye sisteminde ki adaletsizliğin çalışanlar lehine düzeltilmesi gerektiğini söyleyerek, “Doktor gibi performans üretmeyen bir sağlık çalışanının şuan döner sermayeden 10 yıllık kaybı 180 bin lira.” dedi.

Genel Başkan Semih Durmuş, Ağustos ayında gerçekleştirilen 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmeleriyle ilgili Muğla ve Denizli Şubelerinin düzenlediği teşkilat toplantılarına katıldı.

“TEMSİL YETENEĞİMİZE GÜÇ KATTIK”

Toplu sözleşme yasasının sendikal ihtiyaçlara yeterince cevap vermediğinin altını çizen Başkan Durmuş, Toplu Sözleşme görüşmelerinde kuruş sendikacılığı değil duruş sendikacılığı yaptıklarını dile getirdi. Durmuş devamında şunları kaydetti: “Bizler bu görevlerde üyelerimiz adına bulunuyoruz, dolayısı ile burada tecelli edecek olan irade üyelerin iradesi olmalı ve bizde bunu dikkate alarak bu süreçte hareket ettik. Doğru bir vizyonla doğru sendikacılık yapmaya gayret ettik. Bizler hakça ve dürüstçe direnerek ve çalışanlarımızı memnun edecek neticeye varması noktasında ortaya koyduğumuz gayretle, temsil yeteneğimize güç kattığımıza inanıyoruz. Bizlerin 5. Dönem Toplu Sözleşme’deki bu duruşu üyelerin sendikaya olan güvenini arttırdı. Biz duruşumuzla Memur-Sen’e de, Sağlık-Sen’e de kazandırdık.”

“ÇOCUKLARIMIZI NÖBET ODALARINDA BÜYÜTÜK”

Sağlık çalışanlarının birçok sorunla karşı karşıya kaldığını belirten Durmuş, “Bugün sahada verdiğimiz mücadele bundan sonra sağlık çalışanlarının ekonomik ve sosyal haklarının gelişmesi konusunda olacak. Biz sağlık çalışanlarının bu kadar yoğun şartlar altında çalışıyorken, sorunlarına duyarsız kalınmasını asla kabul edemiyoruz. Toplu Sözleşme masasındaki tavrımız tamamen bu duygusal yoğunluktan dolayıdır. Gece gündüz çalışan, abartmıyorum normal mesaisinin üzerinde 180 saat çalışan arkadaşlarımız var. Biz sağlık çalışanlarının sorunlarını aile sorunlarımız olarak görüyoruz. Bizler çocuklarımızı nöbet odalarında büyüttük. Biz tüm talepleri masaya götürmek yerine en önemli sorunların çözülmesi için çaba harcadık. İlk maddemizin herkesi ilgilendirmesi gerekiyordu. Ya işi en iyi bilen olacaksın, ya da işi en iyi bilenle çalışacaksın dedik. Bu konuda bir komisyon oluşturduk. Komisyon taleplerin sayısını azalttı fakat kapsamını genişletti. Her sağlık çalışanına dokunulsun istedik.” ifadelerini kullandı.

“BİZİM ÖNCELİKLİ MADDEMİZ DÖNER SERMAYE”

Sağlık çalışanlarının en büyük sorununun döner sermaye adaletsizliği olduğunu dile getiren Genel Başkan Durmuş, “Döner sermaye sağlık çalışanlarının lehine mutlak suretle düzeltilmeli. Ayda bin 800 lira döner sermaye alması gereken arkadaşımız hiç para alamıyorsa biz sendika olarak buna tepki göstermiyorsak, yetkilileri zorlamıyorsak işimizin hakkını vermiyoruz demektir. Doktor gibi performans puanı üzerinden değerlendirilmeyen bir sağlık çalışanının şuan döner sermayeden 10 yıllık kaybı 180 bin liradır. 30 yıllık sağlık çalışanı toplam 100 bin lira emekli ikramiyesi alıyor. Bu çalışanlara sabit ücret verilmesini istiyoruz. Bu ücret döner sermayeden olmasın. Bu ücret bütçeden verilsin. Bizim öncelikli maddemiz döner sermaye. Bu ilk madde kabul edilmeden diğer maddelere geçmeyeceğiz. Yıllara göre geriye gidiş sadece sağlık çalışanlarında var” diye konuştu.

Denizli ve Muğla Şubelerinin toplantılarına ayrıca Genel Başkan Yardımcısı Yusuf Dural da katıldı.

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı: Hakem Heyeti Malesef Vicdanları Yaraladı

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hacı Bayram Tonbul, teşkilat programları kapsamında Karadeniz’e çıkarma yaptı. Tonbul, sırasıyla Bayburt, Gümüşhane, Erzincan, Rize ve Trabzon’da il temsilciliklerinin düzenlediği il divan toplantılarına katıldı.

Teşkilat programları ve kapsamında illeri ziyaret eden Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, Memur-Sen ve bağlı sendikaların şube yönetimleri ile bir araya geldi.

Toplantılar toplu sözleşme sonrası durum değerlendirmesinde bulunan Tonbul, geride bırakılan 5. Dönem Toplu Sözleşme sürecine 4688 sayılı Kanun’un dar çerçeveli oluşu, zaman ve içerik bakımından yetersiz kalması yönünden eleştirilerde bulunarak bundan sonra izlenilmesi gereken yol haritası üzerinde durdu.

Teşkilatın değerlendirmelerini ve toplu sözleşmeye ilişkin düşüncelerini dinleyen Tonbul, hazırlık sürecinden görüşmelerin ilk gününe, ilk tekliften hakem kurulu sürecine ve kararına kadar yaşananları teşkilatla paylaştı.

Sürecin nerede nasıl tıkandığını ve Hakem Heyetinde sürecin nasıl işletildiğini sorularına cevap veren Tonbul “Hizmet kollarının 20 günlük emeğinin heba edilmesi, uzlaşmazlık tutanağı geleneği ve usulünün çiğnenmesi gibi başlıklar artık herkesin malumu. Fakat toplu sözleşmenin en son mercii olan Hakem Heyetinin arabuluculuk görevini unutup onay makamına dönüşmesinin toplu sözleşme tarihinde örneği de izahı da yok. Kamu görevlilerinin makul taleplerini ve hizmet kollarının 20 günlük emeğini yok sayarak hem hizmet kollarından kırpıp hem de yüzdelik zammı aynen onaylamak ne vicdana sığar ne de hakemliğin şanına.”şeklinde konuştu.

Toplu sözleşmenin kamuoyundaki yansımalarına değinen Tonbul “Toplu sözleşmeden geriye kalan 3 şey var artık; kamu işveren heyetinin güvenilirliği, hakemin bağımsızlığı ve 4688 sayılı yasanın yetersizliği. Hakkaniyetli bir toplu sözleşme imzalanabilmesi için kamuoyu nezdinde oluşan bu itibarın bir an evvel düzeltilmesi elzem” şeklinde konuştu.

Masa Hiçbir Zaman Boş Bırakılmadı

Toplantıların ana gündemi olan 5. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinde gece-gündüz yapılan çalışmalarla masanın hiçbir zaman boş bırakılmadığını ifade eden Tonbul, “Süreç boyunca masanın düzgün işlemesi ve kamu görevlilerinin süreçten kazanımlarla ayrılması için elimizden geleni yaptık. Ancak olmadı ve süreçten uzlaşma çıkmadı. Uzlaşma, iş birliği ve diyalog mekanizmasının işletilmesi ve makul olan bir teklifle masaya gelinmesi kaydıyla olacaktı ancak teklif maluldü ve kabul edilemezdi” dedi.

Hakem Heyeti Malesef Vicdanları Yaraladı

Toplu Sözleşmenin uzlaşmazlıkla sonuçlanmasına rağmen uzlaşmazlık tutanağı tutulmadan Hakem Heyetine sevk edilmesi hakkında teşkilata bilgi veren Tonbul “20 günlük sürenin 16. Gününde gelen malül bir teklife imza atmayarak süreci hakeme taşıdık fakat Kamu İşveren Heyeti’nin 2 yıl için toplamda yüzde 14 zam teklifinin kamu görevlileri arasında karşılık bulmadığını bile bile hakem kurulu kendisini onay makamı haline getirerek memurların vicdanını derinden yaralamıştır.” şeklinde konuştu.